03-03-2017 tarihinde eklendi
FİRDEVS CENNETİNE MİRASÇI OLMAK
Hz. Ömer’in rivayet ettiğine göre Allah Resûlü (s.a.s), bir gün ashabıyla sohbet ettiği esnada kendisinde vahiy alameti belirdi. Bir müddet bekledikten sonra kıbleye yöneldi. Ellerini semaya açtı ve Rabbine şöyle niyazda bulundu: “Allah’ım! Bize nimetini artır, eksiltme! Bizi onurlandır, zelil eyleme! Bizi istediğimize ulaştır, mahrum etme! Bizi üstün kıl; zayıf duruma düşürme! Bizi razı olduklarından ve senden hoşnut olanlardan eyle!”

FİRDEVS CENNETİNE MİRASÇI OLMAK
Aziz Müminler!
Hz. Ömer’in rivayet ettiğine göre Allah
Resûlü (s.a.s), bir gün ashabıyla sohbet ettiği esnada
kendisinde vahiy alameti belirdi. Bir müddet
bekledikten sonra kıbleye yöneldi. Ellerini semaya
açtı ve Rabbine şöyle niyazda bulundu: “Allah’ım!
Bize nimetini artır, eksiltme! Bizi onurlandır,
zelil eyleme! Bizi istediğimize ulaştır, mahrum
etme! Bizi üstün kıl; zayıf duruma düşürme! Bizi
razı olduklarından ve senden hoşnut olanlardan
eyle!”
Kardeşlerim!
Efendimiz, bu duanın ardından, “Az önce
bana on âyet indirildi. Kim bu âyetlerde
belirtilenleri hayatına yansıtırsa cennete girer.”
buyurdu ve Müminûn Suresi’nin ilk on âyetini 1
okudu.2
İşte bugünkü hutbemizde bizleri Firdevs
cennetine mirasçı kılacak bu on âyeti sizlerle
paylaşmak istiyorum. Geliniz, bu on âyette haber
verilen ve felaha eren gerçek müminlerin kimler
olduğuna hep birlikte bakalım.
o müminler ki,
namazlarını huşu içerisinde kılanlardır. Namazı,
Rabbiyle bir vuslat anı, özlemle beklenen bir
buluşma olarak görenlerdir. Bu muazzam ibadeti,
şekle indirgemeyenlerdir. Onun ruhunu asla zayi
etmeyenlerdir.
o müminler ki, dünya ve
ahiretlerine bir faydası dokunmayan, boş söz ve
işlerden uzak duranlardır. Zira hayat, bir saniyesi
bile heba edilemeyecek kadar kısa ve kıymetli bir
nimettir. Vakit, bizlere emanet edilen eşsiz bir
hazinedir. Ve bir gün her bir emanetin, her bir
nimetin hesabı Rabbimiz tarafından eksiksiz
sorulacaktır.
felâha eren müminler,
zekâtını verenlerdir. İnfakta bulunanlardır. Zekât
vermek için adeta birbirleriyle yarışanlardır. Zekât
ki; yoksulun, ihtiyaç sahibinin, zenginin malındaki
hakkıdır. Zekât ki; kişiyi mal ve mülkün, servet ve
gücün esiri olmaktan korur. Zekât ki; bir taraftan
kişiyi maddi yüklerden kurtarır. Diğer taraftan da
günah ve kirlerden arındırır.
Kardeşlerim!
Kendilerine cennetin vadedildiği müminler,
iffetlerini koruyanlardır.
Başkalarının iffetini kendi iffeti sayanlardır. Zira
insan, tertemiz fıtratını, haysiyetini koruduğu
müddetçe özünü korur. Başkalarının saygınlığına
halel getirmediği müddetçe saygı görür.
ebedi nimetlere
ulaşacak müminler, emanet bilincine sahip
olanlardır. Ahitlerine, verdikleri sözlere sadık
kalanlardır. Zira sadakat ehli, güvenilir bir kişi
olmak, müminin en önemli özelliklerindendir.
Çünkü mümin, Muhammedü’l-Emîn’in, yani özü
sözü bir, güvenilir peygamberin kutlu yolunun
yolcusudur.
Firdevs cennetine
kavuşacak olan müminler, namazlarını aksatmadan
devamlı kılanlardır. Namazları, kendilerini
çirkinliklerin esiri olmaktan alıkoyduğu
kimselerdir. Şu bir gerçektir ki; biz namazlarımızı
korursak namazlarımız da bizi korur. Biz
namazlarımıza düşkün ve sevdalı olursak
namazlarımız da bütün varlığıyla kötülüklere karşı
bize kalkan olur.
Kardeşlerim!
İşte Rabbimizin büyük mükâfatı bu müminler
içindir. Onlar, Firdevs
cennetinin ebedi varisleridirler. Firdevs cenneti ki,
cennetin en özel yerlerindendir. En yüksek
mertebelerindendir. Firdevs cenneti ki
Peygamberimiz (s.a.s)’in vefatından sonra
ciğerparesi Fâtıma validemizin, “Makamı Firdevs
cenneti olan babacığım!” 3 sözleriyle hüznü ve
tesellisine konu olan cennettir.
Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, bizleri felâha eren ve Firdevs
cennetinde Peygamberimiz (s.a.s)’e komşu olan
bahtiyar müminlerden eylesin.
1 Müminûn, 23/1-10.
2 İbn Hanbel, I, 351; Tirmizî, Tefsir, 24.
3 Buhâri, Megazi, 78.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
http://sultanahmetcami.org/firdevs-cennetine-mirasci-olmak_h438.html