20-01-2017 tarihinde eklendi
RAHMÂN’IN MÜMİN KULLARI
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder

RAHMÂN’IN MÜMİN KULLARI
Aziz Kardeşlerim!

Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle
buyuruyor:
“ ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip, istikamet
üzere olanlar var ya. Onların üzerine melekler iner
ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size
vâdolunan cennetle sevinin!’ ”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz
(s.a.s) şöyle buyuruyor:
“Mümin, bal arısına benzer.
Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep
güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar.
Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder”
2
Aziz Müminler!
Rabbimiz, bizlere Yüce bir Kitap indirdi. Örnek
bir Peygamber gönderdi. İnsanca bir hayatı, mümince
bir duruşu Kitabında ve Resûlü’nün örnekliğinde
bizlere öğretti. Geliniz, bugünkü hutbemizde Kur’an-ı
Kerim’in tanıttığı ve Peygamberimizin örnek
yaşantısıyla gösterdiği bir müminin vasıflarını hep
birlikte bir kez daha hatırlayalım.

Kardeşlerim!
Mümin, Allah’ın varlığına ve birliğine gönülden
iman eden kişidir. Allah’ın meleklerini, kitaplarını,
peygamberlerini; ahireti, kaderi, Muhammed Mustafa
(s.a.s)’in Allah katından getirdiklerini tereddütsüz
tasdik edendir. Peygamberinin örnek ahlakını hayata
dönüştürendir mümin.

Kardeşlerim!
Kur’an’da bizlere takdim edilen müminler,
yaratılış gaye ve hikmetinin farkında olanlardır.
Gördüklerine duyduklarına, yaşadıklarına tefekkür,
tezekkür ve ibret nazarıyla bakanlardır. Kulluk ve
ibadet bilinciyle yaşayanlardır. Namazlarını, şuur ve
huşuyla eda ederek, miraç bilenlerdir. Zekâtı sırf Allah
rızası için, gönülden verenlerdir. Oruçlarını
kötülüklere kalkan kılanlardır.
Rahmân’ın has kullarıdır müminler. Kalpleri,
Allah’ı hamd ve zikirle mutmain olur. O’nun ismi
anıldığında yürekten, derin bir saygı duyarlar. Allah’ın
âyetlerine, emir ve yasaklarına kör ve sağır
kesilmezler. Bütün bunları doğru anlamaya, en güzel
şekilde yaşamaya gayret gösterirler.

Kıymetli Kardeşlerim!
Tevazu sahibidir müminler. Kibirlenmezler.
Gururlanmazlar. Üstünlük taslamazlar. Vakurdurlar.
Dünya ve âhiretlerine faydası olmayan boş söz, tavır
ve tutumlardan uzak dururlar. Cahillerin sataşmasına
sadece “selâm!” diyerek karşılık verirler.
Tevekkül ehlidir müminler. Sadece Allah’a
dayanıp güvenirler. Sadece O’ndan yardım isterler.
Hata ve günahlarına tövbe ederler. Yanlışlarını bilerek,
ısrarla sürdürmezler. Her daim sabrı kuşanırlar. Zorluk
ve musibetler karşısında yılmazlar, ümitlerini
yitirmezler. Hayatın bir imtihan olduğu bilinciyle,

Biz her şeyimizle Allah’a aidiz
ve O’na döneceğiz.”
diyerek teslimiyet ve
metanetlerini dile getirirler. Öfkelerini yenerler.
Kendilerine yapılan kötülükleri affederler.

Aziz Kardeşlerim!
Müminler, doğruluğu, sadakati kendilerine şiar
edinirler. Yalandan, yalancı şahitlikten, aldatmadan
kaçınırlar. Verdikleri sözden kesinlikle dönmezler.
Emanete asla ihanet etmezler. Hak ve hukuktan
ayrılmazlar. İffet ve haysiyetlerini korurlar. İnsanca bir
yaşam uğrunda mücadeleden bir an olsun geri
durmazlar. Yoklukta ve varlıkta Allah yolunda hiçbir
fedakârlıktan kaçınmazlar.
Birbirlerinin dostları ve kardeşleridir müminler.
Birbirlerini yalnızlığa terk etmezler. Başkalarının
kötülüğünü istemezler. Şerde değil, hayırda yarışırlar.
Kötülükte değil, iyilikte yardımlaşırlar. Şefkat ve
merhameti elden bırakmazlar. Zulme, şiddete, vahşete
geçit vermezler. Birbirlerinin saygınlığına gölge
düşürmezler, hadlerini aşmazlar. Hiçbir zaman
itidalden ayrılmazlar. Nazargâh-ı İlahî olan gönlü
incitmezler. Hele hele Allah’ın mükerrem ve haram
kıldığı bir cana asla kıymazlar.

Aziz Kardeşlerim!
İşte bütün bunlar, Rabbimizin Yüce Kitabında
haber verdiği mümin kullarının vasıflarıdır. Bu
güzelliklere sahip olanlara ne bir korku vardır ne de bir
hüzün. Onlar, Allah’ın sonsuz mağfiretine ve ebedi
cennetine ulaşacaklardır. Orada hürmet ve selamla
karşılanacaklardır. İkramların en güzeliyle
ağırlanacaklardır.
Ne mutlu Rahmân’ın has kullarına! Ne mutlu
yaratılış gaye ve hikmetine uygun yaşayarak Allah’ın
rızasını kazananlara! Ne mutlu yolu huzura çıkanlara!
Ne mutlu fâni âlemi bâki bir kazanca dönüştürenlere!
Yüce Rabbimiz, hepimizi sevdiği ve razı olduğu
kullarından eylesin.

1 Fussilet, 41/30.
2 İbn Hanbel, II, 199; Hâkim, Müstedrek, I, 110.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

http://sultanahmetcami.org/rahmnin-mumin-kullari_h431.html