Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
 
Tekil (Bugün) 157
Toplam 2750597
En Fazla 8802
Ortalama 731
Üye Sayısı 251
Bugün Üye Olan 0
AHİT, AKİT VE MİSAK OLARAK NİKÂH
Yüce Rabbimiz, okuduğum âyet-i kerimede şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlıktan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.”

AHİT, AKİT VE MİSAK OLARAK NİKÂH
Aziz Müminler!

Yüce Rabbimiz, okuduğum âyet-i kerimede şöyle
buyuruyor:
“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve
ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın
üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını
anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz
Allah’a saygısızlıktan ve akrabalık haklarına
riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin
üzerinizde gözetleyicidir.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s)
şöyle buyurmaktadır:
“Müminlerin iman bakımından en
olgun olanları, ahlâkı en güzel olanlarıdır. Sizin en
hayırlılarınız da eşine karşı en iyi davrananlarınızdır.”
2
Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, Nisâ Sûresi’nde َ واَ َ خ ْ ذ َ ن ِ م ْ ن كُ ْ م ۪ ميثَاق ًا َ غ ۪ليظ ًا
buyurmuştur. Yani eşlerin, yuva kurarken nikâh akdinde
birbirlerine verdikleri söze “misak” adını vermiştir. Misak,
öylesine önemli, öylesine sorumluluğu ağır olan bir
kavramdır ki; Rabbimiz, kendisine verdiğimiz kulluk
sözümüze “misak” demiştir. Peygamberlerin, insanları
hidayete çağırma ve onlara rehberlik etme konusunda
kendisine verdikleri söze de “misak” adını vermiştir.

Aziz Kardeşlerim!
Nikâh, sadece iki bedeni bir araya getiren şekilsel bir
ritüel değildir. Nikâh, eşlerin Yüce Allah’ın adını şahit
tutarak bir ömrü paylaşmak üzere birbirlerine verdikleri
sözdür. Nikâh, hem bir ahid, hem bir akit, hem bir
misaktır. Ahit ve muahede, yani sözleşme olması itibariyle
nikâh bize ahlâkî bir sorumluluk yükler. Akit olması
itibariyle nikâh, bizi hukuki sorumluluk altına sokar. Misak
olması itibariyle de nikâh, eşlerin sadece birbirlerine değil,
aynı zamanda Allah’a söz verdiklerini ve sorumlu
olduklarını hatırlatır.

Kardeşlerim!
Nikâhtaki misak üzere kurulan aile yuvasının temeli
sadakate dayanır. Aile olmak, iyi günde, kötü günde,
varlıkta ve yoklukta eşlerin birbirlerine sadık kalmalarını
gerektirir. Birbirlerinin hak ve hukukuna sahip çıkmalarını
icap ettirir.
Ailenin temelinde emanet bilincine sahip olmak
vardır. Zira eşler, birbirine Allah’ın emanetidirler. Onlar,
nikâhta birbirlerine söz verirlerken aslında emanetini
koruyacaklarına dair Allah’a söz verirler. Kendisi gibi
mükerrem bir varlık olan eşinin gönlünü incitmeyeceğini,
haysiyetini zedelemeyeceğini, Allah’ın emanetine asla
ihanet etmeyeceğini dile getirirler.

ً َ و َ ج َ ع َ ل بَ ْ ي َ ن كُ ْ م َ م َ ودَ ً ة َ و َ ر ْ ح َ مةâyetinde belirtildiği üzere ailenin
temelinde sevgi ve rahmet vardır. Zira bu güzelliklerle
tezyin edilen bir aile, Allah’ın rahmetiyle kuşatılır. Fertleri
için adeta bir cennete dönüşür.

Kardeşlerim!
Üzülerek belirtmek gerekir ki; sadakat ve muhabbetle
cennete dönüştürülmesi gereken nice aileler, sorumsuzca,
şuursuzca adeta bir azap diyarına dönüştürülebilmektedir.
Kimi eşler, vebali çok ağır olan misaklarına riayet etme
erdemini zamanla yitirebilmektedir. Kimileri, emanete
sahip çıkma ahlakından zamanla yoksun kalabilmektedir.
Ahitler verilerek, yeminler edilerek kurulan nice aileler
sadakatsizlik, sevgisizlik, merhametsizlik girdabında
savrulabilmektedir. Oysa mümin, sevgi, şefkat ve
merhameti kendisine şiar edinen kişidir. Oysa mümin,
Yüce Kitabımızın ifadesiyle
َ والَ ۪ ذي َ ن ُ ه ْ م ِ لَِ َ مانَاتِ ِ ه ْ م َ و َ ع ْ ه ِ د ِ ه ْ م َ را ُ عو َ نyani
ahitlerini asla bozmayan, emanetlerine kesinlikle ihanet
etmeyen kimsedir.
3
Aziz Kardeşlerim!
Aile kurumunun günümüzde nice tehlikelere maruz
kaldığı bir gerçektir. Özellikle bazı yayınlarda aile
mahremiyetinin çiğnenmesi ve nikâhsız birlikteliklerin
adeta özendirilmesi, aile anlayışı ve yaşantımızda büyük
tahriplere yol açmaktadır. Evlendirme adı altında yapılan
kimi programlarda ise aileye yönelik değerlerin istismar
edilmesi ve ayaklar altına alınmasıyla aile müessesesi
itibarsızlaştırılmaktadır. Diğer yandan ihanet, aldatma,
şiddet gibi sebeplerden dolayı işlenen cinayetlerin, kararan
hayatların, dağılan yuvaların, tükenen umutların sayısı
azımsanamayacak kadar çoktur.
En üzücü olanı ise bu olumsuzlukların neden olduğu
mağduriyetten en fazla masum çocukların ve kadınların
etkilenmesidir. Örneğin 2015 yılında ülkemizde 602.982
çift evlenirken, 131.830 çift boşanmıştır. Bu boşanmalar
neticesinde 109.978 çocuk, anne şefkatinden, baba
merhametinden mahrum bırakılmıştır.

Kardeşlerim!
Ailede sadakat ve meveddeti temel şiar kabul eden
bir dinin müminleri için bu sayılar ürkütücü boyutlardadır.
Öyleyse geliniz. Rabbimizin büyük bir nimeti olan huzur
ve muhabbet ocağımız ailelerimize sahip çıkalım.
Emanetlerimizi koruyalım. Eşlerimizi ve çocuklarımızı göz
aydınlığımız kılalım. Ve bu mübarek Cuma vaktinde
yuvalarımızı kurarken yaptığımız dua ile Rabbimize hep
birlikte şöyle niyazda bulunalım:
Allah’ım! Ailelerimize sevgi, saygı, sadakat,
esenlik ve bereket ihsan eyle! Ailelerimizi ülfet, muhabbet
ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. Yuvalarımıza nefret,
fitne, ihanet ve ayrılığın girmesine izin verme. Bizlere Hz.
Âdem ile Havva, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile Hatice
validemiz, Hz. Ali ile Fâtıma Annemiz arasındaki huzur ve
mutluluğu ihsan eyle!

1 Nisâ, 4/1.
2 Tirmizî, Radâ’, 11.
3 Mü’minun, 23/8.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
03-02-2017 07:42 - 111 Okunma
Yazılar Videolar
  Camii Tanıtımı
  Vaaz-Hutbe-Ezan
  Röportajlar
  S.Ahmet Camii Dini - Milli gün ve gece programları
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

( BAKARA - 3)
1762. Ebû Cüheym Abdullah İbni Hâris İbni Sımme el-Ensârî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Namaz kılmakta olanın önünden geçen kimse ne kadar günah işlediğini bilmiş olsaydı, kırk şu kadar zaman yerinde durması onun için daha hayırlı olurdu."
Sultan Ahmet Cami ® 2012